Geçmişten Günümüze Mardin Araştırmaları-1

Asırlar boyu değişik medeniyetleri içinde saklayan tarihi Mardin’imiz!. Üzerine kaynaklara inilerek bir elin parmaklarını geçebilecek kadar araştırma yapılmamıştır.Genel tarih ve İslam coğrafyası incelendiğinde,yüzlerce araştırmada Mardin’in belirli tarihi kesitleri göze çarpmaktaysa da özelde bu çalışmaların çok kısır ve verimsiz olduğu görülmektedir.Bu yüzden Mardin üzerine araştırma yapabilecek kabiliyetlere bir derece yardımcı olmak ümidiyle bugüne kadar yapıla gelen gayretleri göz önüne sermek istedik.
İmkanlarımızın elverdiği ölçüde,sizlere kaynak olabilecek çalışmaları araştırdık.Bu eserlerin yazarlarını,eserlerin mahiyetini ve bu arada görülen bazı eksiklikleri belirttik
Mardin’in tarihi ile ilgili özelde bilinen ilk çalışma Kâtip Ferdi’nin kaleme almış olduğu “Mardin mülüku Artukiyye Tarihi”‘dir.Bu değerli eser 1528 yılında 72 sayfa olarak hazırlanmış ancak 1915 yılında Ali Emiri Efendi tarafından yayınlanmıştır.Eser hakkında fazla ayrıntıya girmeyeceğiz yalnız eseri yayınlayıp tarihimize kazandıran Ali Emiri Efendi’yi sizlere tanıtmaya çalışacağız ki bu zatın gelecek nesillere örnek olmasını sağlayabilelim.

Ali Emiri Efendi (1857- 23 ocak 1924)
1857′de Diyarbakır’da doğmuştur. Şair Mehmet Emirî Çelebi’nin torunlarından Seyyid Mehmed Şerif Efendi’nin oğludur. İlk tahsilini Diyarbakır’da Sülûkiyye Medresesi’nde yapmış, dayısından, amcasıdan ve özel hocalardan dersler alarak kendisini yetiştirmiştir. 1878′de Heyet-i Islâhiyye ile Diyarbakır’a gelen Abidin Paşa kendisini müsevvidliğe tayin etmiş, onunla birlikte Harput, Sivas ve Selânik’e gidip, daha sonra Kazan Sancağı Aşar Müdüriyeti’nde, Adana Aşar Nezâreti Başkitâbeti’nde, Leskovik, Kırşehir ve Trablusşam sancakları muhasebeciliklerinde, Mamuretü’l-aziz ve Erzurum Vilayeti defterdârlıklarında, Yanya ve İşkodra maliye müfettişliği görevlerinde bulunmuş, Meşrutiyetin ilânından sonra kendi isteğiyle emekli olmuştur.
Emekliye ayrıldıktan sonra Târîh-i Osmânî Encümeni üyeliği ve Millî Tetebbular Encümeni Başkanlığı yapmıştır. Bâb-ı Âlî Kütüphanesi’nde bulunan eski evrakın tanzim ve tasnifinin yapılması için Aralık 1920 tarihinde Ali Emirî Efendi başkanlığında Vesâ’ik-i Târîhiyye Tasnif Encümeni kurulup yeni bir tasnif faaliyetine başlanmıştır. Bu komisyon Efdalüddin Bey, Reşad Fuad Bey, Ahmed Refik Bey, Ahmed Tevhid Bey ve Hoca Hüsameddin Efendi ile Hazîne-i Evrâk Müdürü Mahmud Nedim Bey’den oluşmaktadır. Bugün Osmanlı Arşivi’nde Ali Emirî Efendi’nin kendi adıyla zikredilen katalog 53 ciltten oluşmaktadır ve orijinal haliyle araştırmaya açıktır.
Hayatı boyunca gittiği her yerden kitap toplayan Ali Emirî Efendi, sayıları on altı bin cilde varan bu kitaplarını Fatih’te Feyzullah Efendi Medresesi’nde kendi kurduğu Millet Kütüphanesi’ne bağışlamış ve ölünceye kadar da bu müessesinin müdürlüğünü yapmıştır. Ali Emirî Efendi’nin en önemli hizmetlerinden biri de Kaşgarlı Mahmud’un “Dîvân-ı Lugâti’t-Türk” adlı eserini bularak ilim alemine sunmasıdır.23 Ocak 1924′te İstanbul’da ölmüştür. Mezarı Fatih türbesi civarındadır.
Telif Eserleri: Levâmi‘ü’l Hamîdiyye (İstanbul 1312), Cevâhirü’l-Mülûk (İstanbul 1312), Tezkire-i Şu‘ârâ-yı Âmid (İstanbul 1327), Mardin Mülûk-ı Artukiyye Tarihi ve Kitâbeleri vesair Vesâik-i Mühimme (Ferdi Kâtib adıyla İstanbul 1331), Ezhâr-ı Hakîkat (İstanbul 1334), Osmanlı Vilâyât-ı Şarkıyyesi (İstanbul 1334), İşkodra Şairleri, Yanya Şairleri, Yemen Hatıratı, Osmanlı Şairleri, Mira‘tü’l Fevâid. Ayrıca yazma halinde bir de “divan”ı vardır.
Yayına Hazırladıkları: Lütfi Paşa’nın Asafnâmesi (İstanbul 1326), Bayatî Hasan b. Mahmud’un Câm-ı Cem-âyîn (İstanbul 1331), Gıyaseddin Nakkaş’ın Aca‘ibü’l Letâif (İstanbul 1331) adlı eserlerini yayına hazırlamıştır. Ayrıca “Osmanlı Tarih ve Edebiyat Mecmuası” (31 nüsha) ile “Âmid-i Sevda” (5 nüsha) dergilerini çıkarmıştır.

This entry was posted in Genel, Mardin Araştırmaları. Bookmark the permalink.