Geçmişten Günümüze Mardin Araştırmaları-5

Mardin’in genel tarihi ile ilgili olarak yazılan en önemli araştırmalardan biri olan ” Tarihte Mardin “adlı eser, Süryani Kadim Cemaati Metropoliti Hanna DOLAPÖNÜ tarafından hazırlanmıştır. 1972 tarihinde İstanbul’da bastırılan eseri günümüz Türkçesine uyarlayan Cebrail AYDIN’dır. Eserin asıl adı ” Itr-el Nardin fi tarih Merdin”dir.
Dolapönü bu eserinde Mardin’i ilk çağlardan ele alarak devre devre işleyerek Müslümanların fethine kadar getiriyor.Bu konuda daha önceki araştırmamızda tanıttığımız Abdulgani Efendi’de bir adım önde görünüyor.Çünkü ne hikmetse Abdulgani Efendi ,İslam öncesi Mardin Tarihi ile ilgili hiçbir şey Yazmamıştır.Ancak sıra İslam dönemi Mardin konusuna gelince de bu defa da Dolapönü’nün hatıraları çok bariz bir şekilde göze çarpmaktadır.Her şeyden önce yer ve şahıs isimleri çok yanlış bir telaffuzla yazılmıştır.Şayet bu hatalar eseri Türkçe’ye uyarlayan şahsa ait değilse Dolapönü’nün Bu İslami terimlere aşina olmadığı anlaşılıyor.
Hanna Dolapönü’nün genelde Abdusselam Efendi’yi kaynak olarak aldığı anlaşılmaktadır.Çünkü Abdulgani Efendi’nin tenkit ettiği Abdusselam Efendi’ye ait bilgileri olduğu gibi eserine almıştır.
Osmanlı dönemi Mardin mutasarrıflarını anlatırken de Abdusselam Efendi’nin ölüm tarihi olan 1843 tarihine kadar olan olayları yazmıştır.Bu da gösteriyor ki,Dolapönü Abdusselam Efendi’yi temel kaynak olarak almış fakat Abdulgani Efendi gibi tenkit süzgecinden geçirmemiştir.Ayrıca eserinde din adamı olması nedeniyle Hıristiyanlığı ön plana çıkarması,temel tarih kaynaklarına başvurmaması,kitabeleri,Şeriyye Sicilleri’ni kullanmaması tarihçilik açısında göz ardı edilemeyecek eksikliklerdir.
Mardin mutasarrıflarının idari dönemleri de bu eserde karıştırıldığından bazı yanlışlıklar meydana gelmiştir.Örneğin; 1895′te Mardin’de meydana gelen bir takım olaylar mutasarrıf Behram Paşa zamanında olmuş gibi gösterilmiştir. Halbuki o dönemde Mardin mutasarrıfı Selanikli Mehmet Enis Paşa’dır.Behram Paşa ise 1891 de Mardin’de mutasarrıflığına getirilmiştir. Bu örnekte olduğu gibi bir takım tarihi yanlışlıkların olması gerçek kaynaklara baş vurulmadığını göstermektedir.Cumhuriyet dönemi anlatırken de tamamen devletin resmi görüşünün eserde esas alındığını görmekteyiz.
1972 de basılan bu eserin bir daha basılması da ayrıca bir eksiklik kabul edilebilir. Temennimiz bu çalışmanın eksikliklerinin giderilirken yeniden kültür hayatımızda kazandırılması. Bu da eseri ilk defa batırılan Süryani Cemaati için zor bir iş olacaktır.

Hanna Dolapönü (Dolabani) (1885-1969)
1885 yılında Mardin’de doğdu.babası papaz Yusuf efendi ,annesi ise Naime hanımdı. Henüz altı yaşındayken kilisede başladığı eğitime Kebuşilerin okulunda devam etti.1908 de ise kiliseye bağlandı.1913 yılında da Deyrülzafaran okulu öğretmenliğinde getirildi.bu sürede hem matbaa idaresi hem de Hikmet dergisinin yazı işlerini üstlenmişti. 1918 de patrik 111. İlyas tarafından yetkili rahip oldu.1926 yılında Kudüs’e gönderilir.3 yıllık çalışmadan sonra Deyrülzafaran’a geri döner.20 Nisan 1947 de Mardin ve Deyrülzafaran Metropolitliği’ne atanır.Türkçe,Süryanice ve Arapça dillerinde yazılmış 48 adet eseri mevcuttur.

This entry was posted in Genel, Mardin Araştırmaları. Bookmark the permalink.