Van Valisi Hasan Paşa mı? Vanlı Hasan Paşa mı?

Bediüzzaman’ın ilk hayatıyla yakından ilgili olan Vali portrelerini incelerken;değişik kaynaklarda sıkça adına rastlanan “Van Valisi Hasan Paşa” diye anılan zatı araştırmaya başladık.Ancak bütün çabalarımıza rağmen böyle bir zatın varlığına dair bir bilgi ve belgeye ulaşamadık.Bediüzzaman 1897 yılında Bitlis’ten Van’a geldiği zaman zarfında resmi devlet arşivlerine göre Van Vali vekili makamında Ferik Şemsi Paşa bulunmaktadır.Bu zat görevini 1898 yılının Mart ayından itibaren Musul sabık Valisi Tahir Paşa’ya bırakmıştır.Bundan sonrasında verilen bilgiler birbirinin teyidi şeklinde sürer.Peki Vali Hasan Paşa’da nerden çıktı diye merakımız git gide bizi biraz daha dikkatli bir incelemeye sevk etti.
Öncelikle ana kaynaklarımızdan Tarihçe-i Hayat’ta bu konu nasıl geçiyor diye göz gezdirirken şu “Van’da marûf ulema bulunmadığından,Hasan Paşa’nın daveti üzerine Molla Said Van’a gitti.”(sh.44)cümlesi bizi rahatlattı.Çünkü burada Vali ünvanı zikredilmemişti.Üstadın hayatını anlatan ilk kaynaklardan biri olan ve kardeşinin oğlu Abdurrahman tarafından kaleme alınan “Bediüzzaman’ın Tarihçe-Hayatında” ise bu davet sahibi Vanlı Hasan Paşa diye anılır.
Şimdi de bu Vanlı Hasan Paşa’nın Vali olarak neden Bediüzzaman’ın biyografi çalışmalarında yer aldığını merak ettik.Baktık gördük ki bunun ilk kaynağı, Bediüzzaman’ın kardeşi Molla Abdulmecid Efendi’nin hatıra defterinin 11.sayfasına dayanıyor.Herhalde bir sehiv neticesi olarak Paşa ,Vali olarak kabul edilmiş ki bu hataya neden olmuş.Veya Tahir Paşa yazılacağına bir sehiv eseri olarak Hasan Paşa diye kayıtlara öylece geçirilmiş.Ama işin garip tarafı daha sonraları ve günümüzde yazılan bütün Bediüzzaman biyografi çalışmalarında aynı hata hep tekrarlanmış.
Bu ve buna benzer durumlar bizim Bediüzzaman’ın hayatını araştırma çalışmaları konusunda ne kadar titiz olmamız gerektiğini gözler önüne sermektedir.Özellikle tarih ve şahıs isimlerinin en ince detaylarıyla araştırılarak yazılması gerektiği izahtan varestedir.Onun için bu konularda çalışma yapabilecek tarihçi ve sosyal bilimci ehli hamiyeti vazifeye davet etmek boynumuzun borcudur.

This entry was posted in Bediüzzaman Araştırmaları, Genel. Bookmark the permalink.