Bediüzzaman’ın Köşe Yazarlığı ve Gazete Çıkarma Teşebbüsü

Bediüzzaman İstanbul’a geldikten kısa bir dönem sonra ll. Meşrutiyet ilan edilmiştir.Meşrutiyetin ilanının üçüncü gününde 27 Temmuz 1908 tarihinde İstanbul’da, bir hafta sonrada Selanik’te Meşrutiyetin manası ve ehemmiyeti üzerine bir nutuk irad etmiştir.İşte bu tarihten sonra Siyaseti dine alet etmek veya hayat-ı içtimaiye ile dine hizmet etmek düşüncesi ile Bediüzzaman naşir-i efkar olan gazetelerde yazı yazma teşebbüsünde bulunur.Bu onun için yeni bir hizmet tarzıydı.Artık düşüncelerini gazete lisanıyla duyurmak zamanıydı.Bediüzzaman’ın matbuat lisanı ile ortaya çıkması da garip bir tecellidir.Çünkü o henüz İstanbul’a geleli bir yılı bile dolmamışken ve o günün İstanbul  basınında yazı yazmanın çok büyük  cesaret gerektiren bir olay olduğu düşünüldüğünde  Bediüzzamanın medeni cesaretini takdir etmemek olamaz.Gazetelere yazı yazmak için meşhur bir özdeyişimizle kırk fırın ekmek yemek lazımdı.  Misbah gazetesinde yayınlanan ilk yazısının konusu İstanbul ve Selanikte irad ettiği nutkudur.

Bu nutuk “Dağ meyvesi acıda olsa devadır”başlığı altında  02 Ekim 1908 – 09 Ekim 1908 tarihleri arasında  Misbah Ga­zetesi’nde neşredilmiş ve sonra;“Kütübhane-i İctihad” sa­hibi Ahmed Ramiz tarafından “Nutuk” diye derlenen Bediüzzaman Haz­retlerinin sair bazı makaleleri ile birlikte 1910 tarihinde İstanbul İk­bal-i Millet matbaasında tab’ ettirilmiştir.

“Misbah” gazetesi 2 Ekim 1908 nüshasında, bu nutkun ilk bölümünün başında şöyle bir tarif koymuştur:

“İstanbulumuzca Kürd Hoca denmekle maruf, fazıl-ı şehîr Bediüzzaman-ı Kürdî Molla Said Hazretlerini inkılab-ı mes’ud ibtidalarında Dersaadet ve Selanik’te kerraren irad edip bilhassa ga­zetemize ihda eylediği nutk-ı irticalidir(1)

Misbah gazetesinin yayın prensipleri ve çıkma gayesi ile ne kadar yayınının devam ettiğine dair bir bilgi ve belgeye sahip değiliz.

Bediüzzaman’ın Misbah gazetesinde toplam dört makalesi yayınlandıktan sonra İttihad ve Terakkinin yayın organı olan Şuray-ı Ümmet gazetesinde Hamidiye Alayları konulu bir yazısı yayınlanmıştır.Önceleri Paris ve İstanbul’da yayımlanan gazete (1902-1910). Paris’te yapılan I. Jön Türk Kongresi’nden sonra Ahmed Rıza ve arkadaşları tarafından çıkarıldı. Türkçülük düşüncesinin ilk savunulduğu yayın organlarından biri olan gazete, Ahmed Rıza ve Samipaşazade Sezai tarafından yönetiliyordu. Daha sonra İttihat ve Terakki’nin yayın organı oldu. II. Meşrutiyet’in ilânından sonra yayınını İstanbul’da sürdürdü.(2)

Bediüzzaman’ın Misbah gazetesinde yayınlanan ilk yazısı (www.risaletashih.com)

Bediüzzaman fikirlerini dile getirmek için değişik düşüncelere sahip gazetelerde makalelerini yayınlamış ve gazeteler arasında herhangi bir ayrım gözetmemiştir.Şuray-ı

Şuray-ı Ümmet gazetesi

Ümmet gibi başta Jön Türkçü sonrada İttihad ve Terakkici olan yayın organından sonra yazısını Şark ve Kürdistan gazetesinde neşrettirmiştir.Sözkonusu gazetedeki yazısında beş altı ay önce  Doğuda üniversite açılması için padişahlık makamına sunulmak üzere verdiği dilekçenin mahiyetini dile getirir.

Şark ve Kurdistan gazetesi 1908′de yayın hayatına başladı. İstanbul’da haftada iki kez çıkarılan 4 sayfalık gazetenin tüm yazıları osmanlıcaydı. Kaç sayı çıktığı bilinmeyen gazetede ağırlıklı olarak Kürdistan’ın durumu, Bosna Hersek ve Hersek Kürtleri ile ilgili yazılar yer alıyordu. Gazetenin sorumlusu Hersekli Ahmet Şerif, başyazarı ise Malatyalı Bedri’ydi.Bediüzzaman’ın ilk yazarları arasında bulunduğu

gazetenin ilk sayısında Bediüzzaman Sultan Abdülhamid’e seslenme imkanı bulmuştur.(3)

Şark ve Kürdistan Gazetesi

Bediüzzaman değişik yayın organlarında yayınlanan yazılarının yanısıra ilk kürtçe makalesini de Kürd Teavün ve Terakki  gazetesinde yayınlamıştır.

Kürt Teavun ve Terakki gazetesi 5 Aralık 1908′de yayınlanır. Gazetenin sorumlu müdürü, ünlü Kürt şairi Pîrêmerd yani gerçek adıyla Süleymaniyeli Tevfik Bey’di. Bu gazete aynı adı taşıyan Kürt Teavun ve Terraki Cemiyeti’nin yayın organıydı. Kürt Teavun ve Terraki gazetesi aynı zamanda bir dergi biçimindeydi de. Bu gazetenin isminin anlamı “Kürt yardımlaşma ve ilerleme gazetesi” idi.
Gazetenin sorumlu müdürü Pîrêmerd, Süleymaniye’de gazeteciliği ve matbaacılığı ile tanınırdı. Kendisi medrese eğitimi görmüş ve çeşitli memurluklarda bulunmuştu. 1899′da Sultan’ın fermanıyla İstanbul’da Meclis-i Ali üyesi olmuştu. Yazım hayatında ise şiirin yanı sıra Kürtçe hikaye ve Tiyatro eserleri de yazmaktaydı.
Bu gazetenin başyazarı ise Amed’li Ahmet Cemil Bey’di. Miri Katibizade Ahmet Cemil adıyla da tanınıyordu. Ahmed Cemil, bu gazetede yazdıklarının yanı sıra, ileri ki dönemlerde, Ekrem Cemil Paşa ve arkadaşlarının 1918′de Amed’de yayınladıkları Gazî(Çağrı) gazetesinde yazılar yazmıştı.
Bu gazete haftada bir yayınlanıyordu ve en az 9 sayı çıkardığı söylenir. Gazetede Kurmanci lehçesinin yanı sıra ilk kez bir gazetede Sorani lehçesi ile yazılar yazılıyor ve yayınlanıyordu.
Gazete yasak olmadığından İstanbul ve diğer bölgelerde kolayca yayılabiliyordu. Bu nedenle de bu gazete, Kürtler açısından önemlidir.
Gazetenin amaçları arasında Kürtlerin “kalkınma, kültür, eğitim, ticaret ve sanayi” alanlarını geliştirmekte vardır.(4)

Bediüzzaman’ın en çok yazılarının yayınladığı gazete olan Volkan gazetesinde toplam on sekiz makalesi yayınlanmıştır.

Volkan gazetesi 1908-1909 arasında İstanbul’da Derviş Vahdeti tarafından yayınlanan siyasi gazetedir. İttihad-ı Muhammedi Fırkası’nın fikirlerini savunmuş ve fırkanın yayın organı kabul edilmiştir. 31 Mart İsyanını desteklediği bilinmektedir. Derviş Vahdeti 31 Mart isyanını bastırmak için gelen Hareket Ordusu başarılı olduğunda İstanbul’u terk

ederek kaçmış, İzmir’de yakalanıp Divan-ı Harp’de yargılanıp idam edilmiştir. Volkan Gazetesi, 31 Mart isyanının bastırılıp isyana karışanlar ve destekleyenler tutuklanmaya başlayınca yayınlarına son vermiştir. İttihad-ı Muhammedi fırkasının azaları arasında ve Volkan Gazetesinin yazarları arasında Bediüzzaman da bulunmaktadır. Gazetede 15 Aralık 1908 tarihinde çıkan yazıda İngiliz idaresinde ademi merkeziyetçi yönetim şekliyle Kıbrıs’ın küçük bir İsviçre olacağı savunulmuştur.(5)

Bediüzzaman’ın Derviş Vahdeti ile aynı gazetede yazıyor olması, onunla aynı şeyleri yazdığı manasını taşımaz. Bazı zaman Derviş Vahdeti’nin kışkırtıcı yazısıyla, Bediüzzaman’ın birleştirici, kucaklayıcı makalesi aynı günde neşrediliyordu. Bediüzzaman’ın makaleleri Derviş Vahdeti’nin yazılarını tesirsiz hale getiriyordu.Hatta bir kaç defa Derviş Vahdeti’yi, Bediüzzaman’ın bizzat; edebe, nezakete davet eden yazıları aynı gazetede yayımlandı.” Biraderim Derviş Vahdeti Beye!” başlığıyla çıkıp, ilk cümlesi “Edipler edepli olmalıdır.” olan yazı bunlardan biridir.(6)

Derviş Vahdeti’nin Volkan gazetesi

Bediüzzaman’ın yazılarının yayınlandığı gazetelerden biriside Serbesti gazetesidirAskerlere hitaben yazılan üç makalesi vardırDaha çok sahibi ile özdeşleşen ve anılan gazetenin kurucusu Hasan Fehmi (d. 1874 – ö. 6 Nisan 1909, İstanbul), Arnavut kökenli Osmanlı  gazetecisidir.

Yazı işleri müdürü ve başyazarı olduğu Serbesti Gazetesi’ndeki yazılarında İttihat ve Terakki yönetimini sert bir dille eleştiren gazeteci, 6 Nisan 1909 günü vurularak öldürülmüş ve Türkiye’de ilk basın şehidi olarak tarihe geçmiştir. Öldürülmesinden sonra gelişen olaylar, İttihat ve Terakki yönetimine karşı gelişen 31 Mart Ayaklanması’nı tetikledi. Öldürüldüğü 6 Nisan günü, Türkiye’de “Öldürülen Gazeteciler Günü olarak kabul edilir. Hasan fehmi,nin öldürülmesi 31 mart  hadisesinin önemli olaylarından birisi olarak kabul edilir.

Bediüzzaman’ın üç adet makalesinin yer aldığı bir diğer gazetede Mizan gazetesidir. Jön türk lideri mîzancı mehmed murad bey’in 1896-1908 yılları arasında kesintili olarak 348 sayı çıkardığı gazete. Mısır’da,Paris’te, Cenevre’de ve meşrutiyetten önce ve sonra olmak itibari ile İstanbul’da yayınlanmıştır. Gazete 2.abdülhamid döneminde yayınlandığında muhafazakar bir tutum benimsemiştir, Mısır, Paris ve Cenevre’deki yayınlarda ise sert bir muhalif çizgiyi benimsemiştir. 2. meşrutiyetin ilanı sonrasında İstanbul’da tekrar yayınlandığında ise ittihat ve terakki iktidarına karşı aynı muhalefeti devam ettirmiştir.   31 Mart vakası ile beraber kapatılmıştır.

Tanin gazetesi

Dengeli bir fikir adamı olan, İttihad ve Terakki iktidarı döneminde de muhalefetini sürdüren Mizancı Murad’ın, Şehzadebaşı Ferah Tiyatrosunda verdiği konferansını sabote etmek ve konuşmasına mani olmak için buraya gelen İttihatçıların eylemi, Bediüzzaman Said Nursi’nin gayretleriyle boşa çıkarılmıştır. Bu gurubun çıkardığı gürültü ve kargaşa üzerine kürsüye çıkan Bediüzzaman, Mizancı Murad’a sahip çıkarak, “Hatibin sözünü kesmenin, meşrutiyet adabına uymadığı”nı belirtmiş, bazı ellerin silaha sarılmasına kadar varan salondaki gerginliğin yatışmasına vesile olmuştur.

Çok yönlü bir fikir adamı olan Mizancı Murad, hürriyetin tarifi ve sınırları konusunda Tanin yazarı olan Hüseyin Cahit ile tartışmaya girmiştir. Bu fikri münakaşada Mizancı Murad’ı destekleyen Bediüzzaman, onun haklı, Hüseyin Cahit’in ise haksız olduğunu ifade etmiş, ayrıca gerçek hürriyeti tarif ederken, “Tam ve mükemmel hürriyet, kişinin firavunlaşmaması ve başkasının hürriyeti ile alay etmemesidir. Şüphesiz, gaye haktır; ama mücadele üslubu uygun değildir” (Münazarat, s. 56) tespitinde bulunmuştur.(7)

Muhterem Abdülkadir Badıllı’nın araştırma ve tesbitleriyle Bediüzzaman’ın gazetelerde yer alan makalelerinin tarih ve sırasına göre  dizimi aşağıya çıkarılmıştır.

SIRA

GAZETE İSMİ TARİHİ-GÜNÜ

Rumi-Miladi

SAYI MAKALENİN BAŞLIĞI
1 Misbah 19 Eylül 1324                02 Ekim 1908 2 Dağ meyvesi acıda olsa devadır(*)
2 Misbah 26 Eylül 1324                09 Ekim 1908 3 Aynı makalenin devamı
3 Misbah 26 Eylül 1324                09 Ekim 1908 3 Musahabe‑nutk‑ı sabıkın neticesi
4 Misbah 18 Teşrin-i evvel 1324 01 Kasım 1908 6 İlmiyye‑i ifade‑i meram
5 Şûray‑i Ümmet (İttihad ‑ Terakkicilerin nâşır‑ı efkârı) 6  Teşrin-i sani 1324     19 Kasım1908 46‑140 Hamidiye alaylarına dair beyan-ı hakikat
6 Şark ve Kürdistan (Bu yazı gazetede neşirden beş altı ay evvel Mabeyne dilekçe olarak verilmiştir.) 19 Teşrin‑i sani 1324           02 Aralık 1908 1 Kürtler neye muhtaçtır.
7 Kürd Teavün ve Terakki (Bu makale Kürtçe olarak yayınlandı.) 22 Teşnin‑i sani 1324     04 Aralık 1908 1 Bediüzzaman Molla  Saidi Kürdî’nin nasayihi
8 Volkan 26 şubat 1324                11 Mart 1909 70 Hakikat
9 Volkan 21 Mart 1324                 14 Mart 1909 73 Yaşasın şeriat-ı Garra
10 Volkan 05 Mart 1325                 18 Mart 1909 77 Dağ meyvesi
10/1 Volkan 11 Mart 1325                24 Mart 1909 83 Dağ meyvesi
10/2 Volkan 12 Mart 1325                25 Mart 1909 84 Dağ meyvesi
11 Volkan 14 Mart 1325                 27 Mart 1909 86 Saday‑ı Hakikat
12 Volkan 18 Mart 1325                   01 Nisan 1909 90 Reddül‑evham
13 Volkan 19 Mart 1325                   02 Nisan 1909 91 Reddül‑evham (üsttekinin devamı)
14 Volkan 23 Mart 1325                                     05 Nisan 1909 97 Ziyay‑ı Hakikat
15 Volkan 25 Mart 1325                 07 Nisan 1909 99 Ziyay‑ı Hakikat
16 Volkan 29 Mart 1325                 11 Nisan 1909 101 Lemaan‑i Hakikat ve İzale‑i şübehat
17 Volkan 30 Mart 1325                 12 Nisan 1909 102 Lemaan‑i Hakikat ve İzale‑i şübehat
18 Volkan 31 Mart 1325(Meşhur 31 Mart günü)                     13 Nisan 1909 103 (üstteki yazının devamı)
19 Volkan 02 Nisan 1325                 15 Nisan 1909 105 (üstteki yazının devamı)
20 Volkan 04 Nisan 1325                 17 Nisan 1909 107 Kahraman askerimize
21 Serbesti 4 Nisan 1325                        17 Nisan 1909 151 Asker kardeşlerime
22 Mizan 04 Nisan 1325               17 Nisan 1909 128 Asakire hitab
23 Mizan 05 Nisan 1325                                     18 Nisan 1909 129 Ey asakir‑i muvahhidîn
24 Mizan 05 Nisan 1325                 18 Nisan 1909 129 Cemiyetlere hitab
25 Serbestî 07 Nisan 1325               20 Nisan 1909 152 (aynı yazının devamı)
26 Serbestî 07 Nisan 1325

20 Nisan 1909

154 Umum zabitlerimize
27 Volkan 07 Nisan 1325

20 Nisan 1909

110 Asakire hitab
28 Volkan 07 Nisan 1325

20 Nisan 1909

110 Cemiyetlere ihtar‑ı Mühim
29 Volkan 07 Nisan 1325

20 Nisan 1909

110 Sada‑yı vicdan

(*) Bu makale daha sonra Volkan gazetesi 83 ve 84 sayı ve 11 Mart 1325-24 Mart 1909 da neşredildi.

Sıralanan ilaveleriyle beraber şu üç parça, yani nutuk, makale ve kitapların birçoğu bilahere “Âsâr‑ı Bediyye” isimli bir mecmuada toplattırılıp neşredildi. Bunların asılları ise, yukarıdaki listede görüldüğü üzere “Nutuk‑1” ve “iki Mekteb‑i musibetin şehadetnamesi” kitaplarıyla, “şûra‑yı Ümmet, Misbah, şark ve Kürdistan, Kürt Tevaün ve Terakki, Volkan, Serbestî ve Mizan” gazetelerinde neşredilmişdir. Bunlardan 14 makale “Volkan” gazetesi, İstanbul Belediye Kütüphanesi, Volkan 22 numarada ve sair kütüphanelerde mevcut ve mahfuzdurlar. Listeleri verilen makalelerin dışında Hz. Üstâd Bediüzzaman’ın o günlerine ait başka herhangi bir makale veya kitabına rastlanmamıştır. Bediüzzaman’ın başka makale veya açık mektuplarından hayalî şekilde söz edenler olmuşsa da, kesinlikle hilaf söylemişlerdir. Vardır diyenler varsa, bir ucunu göstersinler.(8)

Bediüzzaman’ın yukarıda listelenen yazıları ayrıca Yeni Asya Neşriyat tarafından basılan”Eski Said Dönemi Eserleri”kitabının başlangıç kısmında “Makalat”bölümünde yayınlanmıştır.

Bediüzzaman gazetelerde yayınlanan makalelerinin yanı sıra ilk kez yeni bir teşebbüste bulunmak üzere  01 Şubat 1909 tarihinde çıkaracağı gazetesinin müracaatını gerçekleştirir. “Ma’rifet Ve İttihâd-ı Ekrâd” adıyla  haftalık olarak çıkaracağı Türkçe ve Kürtçe gazetesi için gerekli mercilere yazışmalar yapılır.Gazetenin çıkarılma nedenini Bediüzzaman dilekçesinde dile getirir.

“Çıkartılmak istenen gazetenin dilinin Türkçe ve Kürtçe olması adının da; “Ma’rifet ve İttihad-ı Ekrâd” yani bugünkü dilde “Kürtlerin Birliği ve Bilgilenmeleri” olması, olumsuz düşünce sahibi olanların ırkçılık damarlarıyla atağa geçmelerini sağlamıştır.

Gazetenin konusunun; “siyaset-i şer’iye ve ulûm ve şu’ûn-ı muhtelifeden” yani “şer’i siyaset ve muhtelif bilim ve işlerden” bahseden bir gazete olacağının belirtilmesi, ırkçı yaklaşımın önünü tamamen kestiğini özellikle belirtmek gerekmektedir. Çünkü şer’i bir siyasette ırkçılığa asla yer yoktur. Bilimsel yaklaşımlar buna zaten fırsat vermeyeceği gibi, muhtelif işler de, ırkçılık gibi zarar veren işlere değil, faydalı işlere yer vermekten başka bir şey değildir. Bediüzzaman’ın hayatını okuyanlar çok iyi bilir ki, hiçbir zaman ırkçılık yapmamıştır.Gazetenin yayın ilkeleri maddeler halinde sıralanırsa,

1-Siyaset-i Şer’iye (İslama uygun siyaset)

2-Ulûm-ı muhtelife (Çeşitli İlimler)

3-Şu’ûn-ı muhtelife (Çeşitli İşler)

a) Sosyal Problemlerin Çözümüne Yönelik Bir Yayıncılık

b) Fıtri Meyelanları Uyandıran Bir Yayıncılık

c) İ’la-yı kelimetullahı Esas Alan Bir Yayıncılık olarak başlıklar halinde sunulabilir”(9)

Meraklılarına Bediüzzaman’ın Başbakanlık Osmanlı Arşiv Belgelerinde kayıtlı gazete müracaatı ile ilgili belgelerin Müfid Yüksel tarafından Osmanlıcadan Latinceye çevrilen orijinal ifadelerini aktaralım.

DH. MKT

2730/76

14/M/ 1327

Bâb-ı Âlî

Nezâret-i Celîle-i Dâhiliye

İdâre-i Matbuât

Aded: 1498

Bedîüzzamân Saîd-i Kürdî Efendi Hazretleri tarafından takdîm edilip idâre-i çâkerîye havâle buyurulan ‘arzıhâlde siyâset-i şer’iyye ve ulûm ve şuûn-i muhtelifeden bâhis olmak ve şimdilik haftada bir, ileride yevmî çıkarılmak üzere “ Ma’rifet Ve İttihâd-ı Ekrâd ” nâmıyla Türkçe ve Kürdçe bir gazetenin neşrine me’zûniyet i’tâsı istid’a edilmiş olmasıyla matbuât nizâmnâmesinin üçüncü ve dördüncü maddelerinin fıkra-i ûlaları ahkâmına tevfîkan müsted’î-yi mumaileyh hakkında muâmele-i lâzime ifâsıyla netîcesinin inbâsı husûsunun zabtiyye nezâret-i ‘aliyyesine emr u iş’âr buyurulması bâbında emr u fermân hazret-i men lehu’l-emrindir. Fi 10 Muharrem Sene 1327 Ve Fi 20 Kânûn-i Sânî Sene 1324

Matbuât-ı Dâhiliye Müdîri

Mehmed Tevfîk

Dâhiliye Mektûbî Kalemi

No: 1498/21

Müsevvidin İsmi: Mehmed

Tesvîd Târîhi: 21 Kânûn-i Sânî Sene 1324

Târîh-i Tebyîzi: 24 Kânûn-i Sânî 1324 / 14 Muharrem 1327

Konu ile ilgili ikinci belge

Zabtiyye Nezâret-i Behiyyesine

Siyâset-i şer’iyye ve ulûm ve şuûn-i muhtelifeden bâhis olmak ve şimdilik haftada bir, ileride yevmî çıkarılmak üzere “ Ma’rifet Ve İttihâd-ı Ekrâd ” nâmıyla Türkçe ve Kürdçe bir gazetenin neşrine me’zûniyet i’tâsı Bedîüzzamân Saîd-i Kürdî Efendi hazretleri tarafından verilen ‘arzıhâlde istid’a olunmuşdur. Matbuât nizâmnâmesinin üçüncü ve dördüncü maddelerinin fıkra-i ûlaları ahkâmına tevfîkan mumaileyh hakkında muâmele-i lâzimenin ifâsıyla netîcesinin inbâsı husûsuna himmet..

Bediüzzaman’ın müracaatının akıbetinin ne olduğuna dair şimdilik herhangi bir belgeye ve bilgiye sahip değiliz;fakat O’nun hayatı incelendiğinde 1909 tarihinden sonra tekrar Van’a geri dönmesi Suriye’nin Başkenti Şam’a gitmesi,tekrar İstanbul’a dönüp Rumeli seyahatine katılıp tekrar Van’a avdetiyle Birinci Dünya savaşının patlak vermesi ve Rusya’daki esaret hayatın bitmesinin hemen akabinde İstanbul işgali gibi meydana gelen ve cihanı sarsan olaylar gibi engeller Bediüzzaman’ın gazete çıkarma fikrini o dönemlerde ortadan kaldırmıştır.Yaklaşık kırk sene sonra Bediüzzaman matbuat lisanıyla konuşmak gerektiğini bu ifadelerinden anlamak mümkün.” Risale-i Nur, bu mübarek vatanın manevi bir halaskarı olmak cihetiyle, şimdi iki dehşetli manevi belayı def etmek için matbuat alemiyle tezahüre başlamak, ders vermek zamanı geldi veya gelecek gibidir zannederim.
O dehşetli beladan birisi: Hıristiyan dinini mağlup eden ve anarşiliği yetiştiren şimalde çıkan dehşetli dinsizlik cereyanı, bu vatanı manevi istilasına karşı Risalei n-Nur, sedd-i Zülkarneyn gibi bir sedd-i Kur’âni vazifesini görebilir ve alem-i İslamın bu mübarek vatanın ahalisine karşı pek şiddetli itiraz ve ithamlarını izale etmek için matbuat lisanıyla konuşmak lazım gelmiş diye kalbime ihtar edildi”(10)demek suretiyle matbuatın önemini dile getirmiştir.

Belgelerin orijinalleri

Belgelerin orijinalleri

Kaynaklar:

  1. http://www.ittihad.com.tr/index.php?option=com_content&task=view&id=394&Itemid=35
  2. http://www.ansiklopedim.net/s2/sura-yi-ummet.html
  3. http://kurd-tarihi.blogspot.com/2009/10/sark-ve-kurdistan-gazetesi-yaynda-1908.html
  4. http://www.kimsoran.com/emkine_k%C3%BCrt_%20basini.htm
  5. http://www.turkcebilgi.com/ansiklopedi/volkan_gazetesi
  6. http://www.sorularlarisale.com
  7. http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Enstitu&SubSection=EnstituSayfasi& Date=4/8/2005&TextID=894
  8. Bediüzzaman Said-i Nursi Mufassal Tarihçe-i Hayatı-Abdülkadir Badıllı Cilt 1 Sahife 286)
  9. http://www.risaleakademi.com/rnam/mektup-hatra-ve-belgeler/362-bediuezzaman-nasl-bir-gazete-stiyordu
  10. Mektubat | Bu Mektup On İki Sene Evvel Ya | 467
This entry was posted in Bediüzzaman Araştırmaları, Genel. Bookmark the permalink.