MARDİN İLE İLGİLİ TARİHTE YAYINLANAN İLK GÖRSELLER(1)

Asırlar öncesine dayanan Mardin ile ilgili ilk görseller hep merak konusu olmuştur.Acaba Mardin’in geçmişine dair görsellerin en eskisi ne zaman yayınlandı?diye zihinleri kurcalayan soruya aldığımız araştırma sonuçları bizi ilk olarak 1766 tarihine götürmektedir.

1840’lı yıllardan sonra fotoğraf makinesinin icat çalışmalarının yapıldığını kabul edersek Mardin ile ilgili fotoğraf görsellerinin bu tarihten sonraki yıllarda araştırılması gerekir.Ancak fotoğrafın olmadığı dönemlerde seyyahların büyük bir itina ile günlerce uğraşarak yaptıkları gravür çizimleri de en az fotoğraf kadar etkili olmuştur.İşte Mardin ile ilgili en eski bilinen Carsten Nıebuhr’un 1766 yılında çizdiği gravürü sayesinde Mardin şehir yapısının temel öğelerini gözleme imkanına kavuşuyoruz.

1766′da Mardin’e gelen ve Mardin Gravürünü çizen Carsten NIEBUHR çok iyi bir öğrenim görmüş, çok meraklı, çok okuyan, aynı zamanda çok iyi bir gözlemci olan âlim seyyahtır. 17 Mart 1733′te Almanya’nın Kuzey Denizi kıyılarına yakın Elbe nehri ağzındaki Cuxhaven şehri güneyindeki küçük bir kasabada doğar: Lüdingworth. Dedeleri bir çiftlik sahibidir; fakat zengin değillerdir. Carsten doğduktan birkaç hafta sonra annesi vefat eder, terbiyesini üvey annesi üstlenir. Babasının arzusu üzerine yakın şehirlerden birisinde Latince okuluna devam ederse de, babasının da kısa bir süre sonra ölümü, onun tahsilini yarıda bırakmasına sebep olur. Bir yıl kadar musiki ile uğraşır, çeşitli âletleri çalmasını öğrenir. Gayesi kilisede orgcu olmaktır. Dayısı bundan hoşlanmaz, alıp onu çiftliğine götürür, orada dört sene hizmet eder. Bir gün bir tesadüf onun hayat akışını değiştirir. Bir arazi ihtilâfından dolayı komşu çiftliğin yüz ölçümünü bulmak gerekir, lâkin bulunan kasabada bu işten anlayan yoktur. Başka bir yerden arazi ölçümünden yani kadastrodan anlayan bir uzman getirtilir. NIEBUHR, bu durumda kendisinin bu mesleği öğrenmesi gerektiğine inanır, önce Bremen’e, sonra da Hamburg’a giderek lise seviyesinde matematik ve lisan öğrenir, henüz 22 yaşlarındadır.
1757 ilkbaharında Göttingen’e gider, matematik öğrenimini devam ettirmek niyetindedir. O tarihlerde bu şehirde ünlü bir Doğu-Bilimci ve İlâhiyatçı olan Johann David MICHAELIS vardır, Danimarka Başbakanı Kont Von BERNSTORFF’un ahbabıdır. Birgün Bakana Tevrat ile ilgili bazı sorunları araştırmak için Arabistan’a bir öğrencisini göndermek istediğini, kendisinin malî bakımdan desteklenmesini arzu ettiğini bildirir. Bu teklifi kabul edilir, fakat seyahate yalnız Arapça bilen bir ilâhiyatçının değil, bir tabiat bilimcisinin, bir matematikçinin, bir ressam ve doktorun da katılmasına karar verilir. Bunlara bir de hizmetkar eklenince, inceleme kafilesi altı kişiyi bulur. Masrafları Danimarka Kralı V. Friedrich (1746-1766) üstlenir. Bu altı kişi Göttingen’de bir yıl kadar eğitim görür, biraz Arapça öğrenir, eski seyahat kitaplarını okuyanları olur. 7 Ocak 1761′de heyet Kopenhag’dan Grönland adlı bir harp gemisi ile yola çıkar. 14 Mayıs 1761′de Marsilya’ya, 14 Haziran 1761′de Malta’ya, 3 Temmuz 1761′de İzmir’e. 30 Temmuz 1761′de İstanbul’a gelinir. Heyet 26 Eylül 1761′de İskenderiye’dedir, oradan da Kahire’ye giderler. Seyahat kafilesinin Yemen sahillerine varışı aynı yıl sonlarını bulur (29 Aralık 1761). Burada en az iki sene kalınması planlanmışken 1763 Mayısında ve Temmuzunda ilahiyatçı ve tabiat bilimci peşpeşe ölürler. Kalanlar gemi ile Hindistan’a gitmeye karar verirler. Yolda da ressam ve hizmetkâr vefat ederler, onların naşını denize atarlar, balıklara yem olurlar. Doktor da Bombay’da ölür. Tek başına kalan Carsten NIEBUHR 8 Aralık 1764′te Bombay’dan dönüş yolculuğuna başlar. Uzun bir yolculuktan sonra kervanla Basra-Bağdad-Musul-Mardin-Diyarbakır-Urfa-Halep istikametini takip eder. İskenderun’dan Kıbrıs’a ve sonra da Kudüs’e de gider, gelir. En sonunda da Kasım 1766′da yine Halep üzerinden İstanbul’a oradan da Edirne-Bükreş -Lemberg-Varşova üzerinden 20 Kasım 1767′de tekrar Kopenhag’a döner.
Carsten NIEBUHR 1772′de Beschreibung von Arabien (Arabistan izlenimleri) adlı kitabını yayınlar, daha sonra da Reisebeschreibung nach Arabien und anderen unliegenden Landern (Arabistan’a ve civarındaki ülkelere bir seyahatin izlenimleri) okuyucuya sunulur. Lâkin ilk iki ciddi 1774 ve 1778′de basılan bu kitabın son cildi onun vefatından yirmi dört sene sonra, 1837′de yayınlanır. Bu sonuncu ciltte onun Halep’ten Anadolu’yu kat ederek Kopenhag’a dönüş hatıraları vardır.(1)

This entry was posted in Mardin Araştırmaları. Bookmark the permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>